ARAŞTIRMALAR
ARAŞTIRMA PROJELERİ (2005 YILI SONU İTİBARİYLE)
| ARAŞTIRMA PROJESİ TÜRÜ | ADEDİ |
| Ulusal Araştırma Projeler | 6 |
| Bakanlık Araştırma Projeleri | 25 |
| A.Ü. Vet.Fak. ile birlikte yürütülen Araştırma Projeleri | 1 |
| Ç.Ü. Tıp Fak. İle yürütülen Araştırma Projeleri | 1 |
| Diğer Enstitüler ile birlikte yürütülen Araştırma Projeleri | 2 |
| Doktora Tezi | 2 |
| Uzmanlık Tezi | 10 |
| TOPLAM | 47 |
YAPILAN ARAŞTIRMALAR, TEZLER VE YAYINLAR
TAMAMLANAN ARAŞTIRMALAR
ENTEROTOKSEMİ VAKALARININ TEŞHİSİNDE FARE TOKSİTE TESTLERİNE ALTERNATİF OLARAK ELISA TESTİNİN UYGULANMASI
ENTEROTOKSEMİ AŞISI ÜRETİMİNDE VE POTENS TESTLERİNDE FARE TOKSİN TİTRASYON VE NÖTRALİZASYON TESTLERİNİN ALTERNATİFİ OLARAK ELISA NIN KULLANILMASI
ENTEROTOKSEMİ VE ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPATİTİS KOMBİNE AŞISININ SAHA UYGULAMA ÇALIŞMALARI
ADANA BÖLGESİNDEKİ TAVUKLARDA MAREK HASTALIĞI İNSİDANSININ HİSTOPATOLOJİK OLARAK TESBİTİ
ADANA YÖRESİ SIĞIR, KOYUN VE KEÇİLERİNDE ELISA VE IHA TESTLERİ İLE TOXOPLASMOSİSİN YAYGINLIĞININ ARAŞTIRILMASI
KOMBİNE ENTEROTOKSEMİ VE ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPATİTİS AŞISININ HAZIRLANMASI VE İMMUNOJENİTESİ ÜZERİNDE KARŞILAŞTIRMALI ÇALIŞMALAR
ENTEROTOKSEMİ AŞI ÜRETİMİNDE ÇEŞİTLİ TİCARİ PEPTONLARIN KULLANILMA OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI
ADANA YÖRESİ SIĞIRLARINDA TROPİKAL THEİLERİOSİSİN EPİDEMİYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR
TAVUK YUMURTALARINDAN SALMONELLA İZOLASYON ÇALIŞMALARI
ÇUKUROVA BÖLGESİNDE YAŞAYAN İNSAN VE HAYVANLARDA Q- FEVER ENFEKSİYONU İNSİDANSININ, KOMPLEMENT FİKZASYON TESTİ İLE ARAŞTIRILMASI
DENEYSEL OLARAK DONDURULMUŞ VE 37o C' DE ALUN DE POTASLI ENTEROTOKSEMİ AŞISININ TAVŞANLARDA KIYASLAMALI BAĞIŞIKLIK ÇALIŞMALARI
VE ŞİMDİ KOYUNLARIN VİRAL MAEDİ-VİSNA' SI TÜRKİYE'DE
ADANA BÖLGESİNDE BEYAZ SİNEK MÜCADALESİNDE KULLANILAN ALDİCARB (TEMİK)'İN PAMUK ÇİĞİTİ KÜSPESİ VE KARMA YEMLERDEKİ REZİDÜLERİNİN İNCE TABAKA KROMATOGROFİSİ İLE ARAŞTIRILMASI
YÜRÜTÜLEN ARAŞTIRMALAR
ÇUKUROVA YÖRESİNDE SUBKLİNİK MASTİTİSLERE NEDEN OLAN MİKROORGANİZMALARIN BELİRLENMESİ, ANTİBİYOTİKLERE DAYANIKLILIKLARININ SAPTANMASI
TAMAMLANAN ARAŞTIRMALAR
ENTEROTOKSEMİ VAKALARININ TEŞHİSİNDE FARE TOKSİTE TESTLERİNE ALTERNATİF OLARAK ELISA TESTİNİN UYGULANMASI
Dr. Mestan ÖZYER1 Mehmet MİRİOĞLU1
Araştırmaya 1995 yılı Nisan ayında başlanmış ve 1996 yılı Aralık ayında tamamlanmıştır.
Bu Araştırma ile Enterotoksemi hastalığının teşhisinde deney hayvanlarında fare
toksitite testlerine alternatif olarak in-vitro testlerin kullanılabilirliğini
araştırmak ve teşhis çalışmalarında deney hayvanı kullanımından ileri gelen
sakıncaları azaltmak hedeflenmişti. Bu amaçla öncelikle ELISA testinin değişik
ortamlardaki Cl. perfringens toksinlerini tespit edebilme yeteneğinin ortaya
konulması gerekiyordu. Bu araştırmanın sonucunda ELISA testinin fare testlerine
göre çok hassas tespit yapabildiği (2-4 ng toksin) ve kısa sürede sonuç verdiği
tespit edilmiştir. Dünyada bu amaçla hazırlanmış ticari bir kit olmadığı için
kullanılan ELISA kitleri Enstitüde hazırlanmıştır. Bu araştırma sonucunda çok
yüksek fiyatlarla ithal edilen ELISA kitlerinin Türkiye şartlarında ucuz olarak
hazırlanabileceği gösterilmiştir.
Sonuç olarak, Enterotoksemi hastalığının teşhisinde ELISA gibi in-vitro
testlerin deney hayvanı kullanımına alternatif olarak kullanılabileceği
gösterilmiştir. ELISA testinin toksinlerden ileri gelen diğer anaerob
hastalıkların teşhisinde kullanılabilirliği konusunda araştırmalar yapılabilir.
Ayrıca yurt dışından ithal edilerek yoğun olarak kullanılan ELISA kitlerinin
Türkiye'de üretimi için araştırma projelerinin hazırlanması önerilir.
Anahtar Kelimeler : toksitite, in-vitro, ELISA
_____________________________________________________________
ENTEROTOKSEMİ AŞISI ÜRETİMİNDE VE POTENS TESTLERİNDE FARE TOKSİN TİTRASYON VE NÖTRALİZASYON TESTLERİNİN ALTERNATİFİ OLARAK ELISA' NIN KULLANILMASI
Dr. Mestan ÖZYER1 Şükrü Taşkın TUNCA1
Araştırmaya 1995 yılı Nisan ayında başlanmış
ve 1996 yılı Aralık ayında tamamlanmıştır.
Bu araştırma Enterotoksemi aşılarının
bağışıklık kontrollerinde ve saha çalışmalarında kan serumlarındaki antitoksin
seviyelerini belirlemek amacıyla farelerde yapılan toksin nötralizasyon testine
alternatif olarak in-vitro bir testin kullanım olanağını araştırmak amacıyla
yapılmıştır. Sonuçta ELISA testinin aşılanan tavşan kan serumlarındaki Cl.
perfringens antitoksinlerini hassas bir şekilde ortaya kotabildiği ve bu haliyle
deney hayvanlarına alternatif olabileceği anlaşılmıştır. Özellikle tek bir
kriter için yapılan geçer/kalır testlerinde ELISA, fare TNT ile iyi bir uyum
göstermiştir.
Bu araştırmada kullanılan ELISA kiti ticari olarak pazarlanmadığı için Enstitü şartlarında hazırlanmıştır.
Bazı ülkelerde ELISA testi Enterotoksemi aşısı ve diğer aşıların bağışıklık kontrolünde resmi test olarak kullanılmaktadır.
Sonuç olarak, ELISA ülkemizde de
aşıların bağışıklık kontrollerinde toksin nötralizasyon testine yardımcı olarak
veya alternatif olarak kullanılarak deney hayvanı kullanımı ve bundan ileri
gelen sakıncalar azaltılabilir. Ayrıca epidemiyolojik amaçlı yapılan serolojik
taramalar için ithal edilen pahalı ELISA kitlerinin, Türkiye'de üretilmesi
amacıyla çalışmalar yapılması önerilir.
Anahtar Kelimeler : toksin, nötralizasyon, in-vitro, ELISA
_____________________________________________________________
ENTEROTOKSEMİ VE ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPATİTİS KOMBİNE AŞISININ SAHA UYGULAMA ÇALIŞMALARI
Dr. Mestan ÖZYER1
Araştırmaya 1992 yılı Haziran ayında başlanmış ve 1994 yılı Haziran ayında tamamlanmıştır.
Bu araştırma ile; Enterotoksemi
ve Enfeksiyöz Nekrotik Hepatitis aşılarının kombine üretimleri amaçlanmıştır. C.
perfringens tip C ve D, Cl. novyi tip A aşı suşlarından enterotoksemi ve
enfeksiyöz nekrotik hepatitis kombine aşısı hazırlandı. Kombine aşı, aşı üretim
aşamasında konsantre edildi. Dört adet koyun sürüsü kombine aşı ile aşılandı ve
koyunlarda oluşan immunite bir yıl süre ile izlendi. Kombine aşı koyunlara 21
gün ara ile 2 ve 2 ml olarak uygulandı. 2. enjeksiyondan 10 gün sonra ve ayda
bir olmak üzere koyun kan serumlarında Cl perfringens beta ve epsilon, Cl. novyi
alfa antitoksin seviyeleri araştırıldı. Bir yılın sonunda koyunların her iki
enfeksiyona karşı korunmaya yeter derecede antitoksine sahip oldukları tesbit
edildi. Bu sürede koyunlarda ilgili enfeksiyonlar tesbit edilmedi. Koyun
sürülerine bir yıl sonra 2 ml olarak rapel aşılama yapıldı ve aşılamadan 10 gün
sonra kan serumlarında antitoksin seviyeleri tesbit edildi. Koyunlarda aşılama
sonrası önemli bir lokal veya genel komplikasyon gözlenmedi. Sonuç olarak
kombine enterotoksemi ve enfeksiyöz nekrotik hepatitis aşısının koyunları 1 yıl
süreyle ilgili enfeksiyonlara karşı koruduğu ve herhangi bir komplikasyona neden
olmadığı tesbit edildi.
Anahtar Kelimeler : aşı, toksin, antitoksin, tavşan, kobay, beyaz fare
_____________________________________________________________
ADANA BÖLGESİNDEKİ TAVUKLARDA MAREK HASTALIĞI İNSİDANSININ HİSTOPATOLOJİK OLARAK TESBİTİ
Remzi ÇORAK1
Araştırmaya 1990 yılı Ekim ayında başlanmış ve 1993 yılı Ekim ayında tamamlanmıştır.
Bu çalışma ile Adana
bölgesindeki marek hastalığının insidansı araştırılmıştır. Enstitüye teşhis
amacıyla gelen ve bölgedeki kanatlı kesimhanelerinden temin edilen toplam 313
tavuğa ait 2504 adet doku ve organ parçası muayene edilmiştir. Muayene sonucunda
Enstitüye teşhis amacıyla getirilen 275 tavuğun 80'i (% 29), kanatlı
kesimhanelerinden temin edilen 38 tavuğun ise hepsi Marek hastalığı yönünden
müsbet bulunmuştur. Histopatolojik muayenesi yapılan doku ve organ parçalarından
106 bezsel mide, 105 karaciğer, 54 böbrek, 46 bursa fabricius, 43 dalak, 32
kalp, 16 deri ve 13 sinir Marek hastalığı yönünden müspet bulunmuştur. Bu
çalışmada hastalığa en erken yaş olarak 17 günlük etçil piliçlerde bezsel mide
ve karaciğerde pleomorfik lenfoid hücre infiltrasyonu şeklinde rastlandı. Ayrıca
Marek hastalığına belge olguların 30-60 gün arası etçi piliçlerde yoğunlaştığı
da bu çalışmanın bir sonucu olarak ortaya çıktı.
Anahtar Kelimeler : marek, formol, parafin, mikrotom
_____________________________________________________________
ADANA YÖRESİ SIĞIR, KOYUN VE KEÇİLERİNDE ELISA VE IHA TESTLERİ İLE TOXOPLASMOSİSİN YAYGINLIĞININ ARAŞTIRILMASI
İbrahim ÖZ1 Mestan ÖZYER1 Remzi ÇORAK1
Araştırmaya 1991 yılı Ocak ayında başlanmış ve 1993 yılı Ekim ayında tamamlanmıştır.
Bu çalışma ile, bölgemizdeki Toxoplasma yaygınlığının ortaya konulması
hedeflenmiştir. 1990-1991 ve 1991-1992 doğum döneminde atık veya ölü dogum yapan
259 koyun, 66 keçi ve 51 sığır ; kontrol grubu olarak sağlıklı 42 koyun, 34 keçi
ve 39 sığırın kan serumu örnekleri ELISA ve IHA testleri ile incelenmiş olup,
IHA testinde 1:64 ve üzeri titreler, ELISA testinde ise 1:200 ve üzeri titreler
pozitif kabul edilmiştir.
Atık veya ölü dogum yapan koyun,
keçi ve sığırlarda IHA ile sırasıyla %25.5, %15.1 ve %5.9; ELISA IgG ile %22.0,
%12.1 ve %7.8; kontrol grubunda ise IHA ile %9.5, %0 ve %2.5 ; ELISA-IgG ile
%7.1, %0 ve %2.5 oranında pozitiflik tespit edilmiştir. Ayrıca Adana ve Hatay
yörelerinden rastgele örnekleme metodu ile seçilen 280 sığırın kan serumu
örneklerinde IHA ile %5, ELISA ile %3.6 pozitiflik saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler : Kan serumu, IHA, ELISA, Kojugat, IgG
_____________________________________________________________
KOMBİNE ENTEROTOKSEMİ VE ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPATİTİS AŞISININ HAZIRLANMASI VE İMMUNOJENİTESİ ÜZERİNDE KARŞILAŞTIRMALI ÇALIŞMALAR
Mestan ÖZYER1
Bu araştırma 1993 yılında tamamlanmıştır
Cl. perfringens Tip c ve Tip D suşları ile Enterotoksemi ve Cl. novyi Tip A suşu ile Enfeksiyöz Nekrotik Hepatitis
aşısı kombine olarak hazırlandı. Bağışıklık testleri koyun ve deney hayvanlarında monovalan aşılar ile kıyaslamalı olarak yapıldı.
Sonuç olarak kombine aşının koyunlarda ve deney hayvanlarında yeterli düzeyde bağışıklık verdiği ve uygulanan hayvanlarda
herhangi bir lokal veya genel reaksiyona neden olmadığı tesbit edildi. Sonuç olarak, Enterotoksemi ve Enfeksiyöz Nekrotik
Hepatitis kombine aşısı 21 gün ara ile 2 ml ve 2 ml olarak uygulanması halinde, 1 yıl süre ile bağışıklık verdiği ve önemli bir
komplikasyona neden olmadığı tesbit edilmiştir. Üretim aşamasında elde edilen toksin seviyelerine göre kompenentlerin
birleştirilme oranlarının değiştirilebileceği, daha güçlü kombine aşıların üretimi için ileri teknolojinin kullanıldığı üretim ve
konsantrasyon sistemlerinin gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler : aşı, bağışıklık, immujenite
_____________________________________________________________
ENTEROTOKSEMİ AŞI ÜRETİMİNDE ÇEŞİTLİ TİCARİ PEPTONLARIN KULLANILMA OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI
Mestan ÖZYER1
Bu araştırma 1993 yılında tamamlanmıştır
Enterotoksemi aşı üretiminde
kullanılacak en uygun peptonu tespit etmek amacıyla değişik firmalara ait farklı
peptonlar toksin üretimleri açısından kıyaslandı. Bu amaçla değişik peptonlarla
31 adet toksin üretim besiyeri hazırlanarak Enterotoksemi aşısı üretildi. Bu
aşıların toksin titreleri beyaz fare kullanılarak ölçüldü. Sonuç olarak,
Clostridium perfringens tip C beta toksin için en yüksek titre proteose
peptonlar ile; tip D epsilon toksin için ise casein tryptic veya pancreatic
peptonlar ile elde edildi. Tüm sonuçlar tablo halinde belirtildi. Sonuçlar
incelendiğinde, Enterotoksemi aşısında kaliteyi arttırmak için farklı
besiyerlerinin kullanılmasının tek başına yeterli olmadığı, toksijenitesi yüksek
suş kullanımı, toksin seviye tespitinin fare deneyleri yerine değişik
yöntemlerle yapılması (Elisa gibi) gibi birtakım diğer etmenlerin de göz önüne
alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Anahtar Kelimeler : Aşı suşu, pepton, liyofilize, toksin, antiserum
_____________________________________________________________
ADANA YÖRESİ SIĞIRLARINDA TROPİKAL THEİLERİOSİSİN EPİDEMİYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR
İbrahim ÖZ1
Ekim 1990- Eylül 1991' de Adana Merkez, Karaisalı, Karataş ve Kozan
İlçelerinde yapılan sistematik çalışmada her ay her bölgeden 25 sığırdan perifer
kan ve lenf frotileri hazırlanmış, kene toplanmıştır. Perifer kan frotilerinin
muayenesinde; toplam 1200 sığırın 51 (%4.25)'inde akut, 167 (%13.9)'sinde
latent T. annulata enfeksiyonu tesbit edilmiştir. Akut olguların 39 (%76.5)'
unda tek etken olarak, 8 (%23.5)' inde Anaplasma marginale ve Babesia spp.
etkenleri ile miks olarak görülmüştür.
Tropikal Theileriosis
enfeksiyonlarına Mart - Kasım ayları arasında rastlanmışsa da en sık görüldüğü
aylar Temmuz (%31.4), Haziran (%23.5) ve Mayıs (%11.8) ayları olmuştur. Olgular
en çok (%33.3) 3-4 yaş grubunda, en az (%3.9) 9 yaştan büyüklerde ve yerli kara
hariç bütün sığır ırklarında görülmüştür.
Toplanmış olan kenelerin
%48.9'unu Hyalomma soyuna bağlı kene türleri oluşturmuştur. Hyalomma excavatum
ve H. detritum en sık rastlanan kene türleri; Mayıs (%95), Haziran (%90) ve
Temmuz (%65) enfestasyonun en yoğun olduğu aylar olmuştur.
Anahtar Kelimeler : lenf, kene, theileria
_____________________________________________________________
TAVUK YUMURTALARINDAN SALMONELLA İZOLASYON ÇALIŞMALARI
Urkiye İNAL1 Mestan ÖZYER1
Araştırmaya 1990 yılı Ocak ayında başlanmış ve 1992 yılı Ocak ayında tamamlanmıştır.
Bu çalışmada, bölgemizde yaygın
olarak görülebilen Salmonellosis vakaları nedeniyle tavuk yumurtalarında
Salmonella bakterilerinin varlığının araştırılması amaçlanmıştır. Satış
yerlerinden ve kümeslerden temin edilen 400 adet tavuk yumurtası Salmonella
yönünden muayene edilmiştir. Yumurtaların kabuğundan ve içinden yapılan
muayanelerde Salmonella bakterileri izole edilememiştir. Kabuktan ve kabuk altı
zarından içeri giren bakterilere karşı yumurta akının antibakteriyel etkisi
vardır. Yumurta akının alkali oluşu, lizozim ve diğer inhibitörlerin etkisiyle
buradaki bakteriler yumurta sarısına geçmemekte ve bir süre sonra tahrip
olmaktadırlar. Araştırılan 400 adet yumurtanın muayeneleri sonucunda yumurta
kabuklarından 36 adet Klepsiella, 30 adet E.coli, 8 adet Citrobacter, 7 adet
Stafilokok, 5 adet Enterobacter, 3 adet Serratia ve 1 adet Shigella; yumurtanın
içinden ise 3 adet Klepsiella, 8 adet Shigella, 1 adet E.coli ve 1 adet
Enterobacter tesbit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler : yumurta, pepton, Salmonella
_____________________________________________________________
ÇUKUROVA BÖLGESİNDE YAŞAYAN İNSAN VE HAYVANLARDA Q- FEVER ENFEKSİYONU İNSİDANSININ, KOMPLEMENT FİKZASYON TESTİ İLE ARAŞTIRILMASI
Mestan ÖZYER1 Mehmet MİRİOĞLU1 Doç.Fatih KÖKSAL2
Araştırmaya 1989 yılı Mayıs ayında başlanmış ve 1991 yılı Kasım ayında tamamlanmıştır.
Bu çalışmada, bölgemizdeki insan
ve hayvanlardaki Q-Fever enfeksiyonunun insidansının tesbit edilmesi
amaçlanmıştır. Çukurova bölgesinde yaşayan insan ve hayvanlarda Q- Fever
enfeksiyonunun yaygınlığı Mikro-komplement fikzasyon testi ile araştırıldı. Bu
amaçla incelenen semptomatik gruba ait pnömoni yakınmalı 170 adet insan kan
serumunda % 35.8, daha önce yavru atmış 92 sığıra ait kan serumlarında % 44.5,
75 adet koyun - keçi kan serumunda % 78.6 oranında seropozitiflik tesbit
edilmiştir. Sağlıklı bireylerden oluşan kontrol grubuna ait 75 adet insan kan
serumunda % 14.6, 318 adet sığır kan serumunda % 11.6, 222 adet koyun - keçi kan
serumunda % 13 oranında seropozitiflik tesbit edilmiştir.
Sonuç olarak, Q Humması enfeksiyonunun Çukurova bölgesinde daha yaygın olduğu ve
özellikle yavru atma olaylarında bu hastalığın dikkate alınması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler : kan serumu, dipfriz, komplement, hemolitik, fikzasyon
_____________________________________________________________
DENEYSEL OLARAK DONDURULMUŞ VE 37o C' DE ALUN DE POTASLI ENTEROTOKSEMİ AŞISININ TAVŞANLARDA KIYASLAMALI BAĞIŞIKLIK ÇALIŞMALARI
Mestan ÖZYER1 Urkiye İNAL1
Araştırmaya 1988 yılı Mayıs ayında başlanmış ve 1988 yılı Kasım ayında tamamlanmıştır.
Bu çalışma ile, ülkemizdeki
coğrafi ve iklim özellikleri sonucu hava sıcaklığının, mevsim ve bölgelere göre
-45 ve + 45o C gibi çok geniş bir farklılık göstermesi ve aşı
nakillerinin daha çok tren ve otobüs aracılığı ile yapılması, aşıların nakilleri
sırasında bağışıklık güçlerinin azalması tehlikesi araştırılmıştır. Aynı seri
Enterotoksemi aşısından alınan örneklerin bir kısmı -20oC' de, bir kısmı 37oC' de ve bir kısmı da 4oC' de bir hafta bekletilmişlerdir. Her bir grup aşı ile tavşanlarda yapılan
bağışıklık denemelerinde, 4oC' de saklanan aşıya göre dondurulmuş aşıda beta antitoksin düzeyi % 14.3,
epsilon antitoksin seviyesi % 67 oranında azalma olduğu tesbit edilmiştir. 37oC' de bekletilen aşıda ise düşme oranı beta antitoksin düzeyinde % 81.2, epsilon
antitoksin düzeyinde % 87.5 olarak bulunmuştur.
Sonuç olarak, Enterotoksemi
aşılarının uygun olmayan ısılarda bulundurulmalarının bağışıklık gücünü olumsuz
etkilediği, özellikle sıcak havalarda bekletilmelerinin veya nakledilmelerinin %
81-87 oranında tahribata yol açtığı ortaya çıkmıştır.
Anahtar Kelimeler : aşı, kan serumu, toksin, tavşan, beyaz fare
_____________________________________________________________
VE ŞİMDİ KOYUNLARIN VİRAL MAEDİ-VİSNA' SI TÜRKİYE'DE
Hamdi GİRGİN1 Prof. Nejat AYDIN2 Ali Demir YONGUÇ1 Emine AKSOY1 Remzi ÇORAK3
1985 yılında Türkiye'de ilk kez dışalımla
Batı Almanya'dan delen koyunlarda maedi-visna teşhis edildi. Tanı histopatolojik
bulgulara ve serolojik yoklamalara dayandı. Olaylarımızda akciğerler boz
sarımtrak, boz mavimtrak renkte ve her taraflarında düzenli kıvamda idiler.
Akciğerler büyümüş ve normalden 2-4 kat ağırdı, kesit yüzleri kuru idi.
Histopatolojik değişiklikler pneumonitis interstitialis chronica ile
karakteristik idi ve alveoler aralıklar daralmış, bunların yerlerini kalınlaşan
alveoler duvarlar almıştı. Mikroskopik incelemede kalınlaşmış alveol duvarları
mezenşimal hücre proliferasyonu gösteriyordu; hücreler, bazıları makrofaj olan
büyük, yuvarlak, mononüklear formlardan kısa fibroblastik hücrelere kadar
değişiyordu. Alveoler kanalların düz kaslarında hipertrofi vardı. Perivaskuler,
peribronşiyal ve peri bronşioler olarak lenfoid hücre proliferasyonu görüldü.
Bronşçuklara yakın olarak alveolleri astarlayan hücrelerde epithelialization
vardı. Bazı alveoler makrofajlar bir veya daha fazla, acaip, yuvarlak,
intrasitoplazmik, 1-3 mikron çaplarında inkluzyonlar içeriyordu. 477 ve 2214
numaralı kan serum örnekleri AGIT' de MAEDİ-VİSNA antikorları için pozitif
idiler.
Anahtar Kelimeler : makrofaj, perivasküler, AGIT
_____________________________________________________________
ADANA BÖLGESİNDE BEYAZ SİNEK MÜCADALESİNDE KULLANILAN ALDİCARB (TEMİK)'İN PAMUK ÇİĞİTİ KÜSPESİ VE KARMA YEMLERDEKİ REZİDÜLERİNİN İNCE TABAKA KROMATOGROFİSİ İLE ARAŞTIRILMASI
Muhammet KOZAN1
Bu çalışma,
Aldicarb (Temik)'in pamuk çiğiti, küspesi ve karma yemlerdeki kalıntılarını
belirlemek amacı ile yapıldı. 18 pamuk çiğiti, 44 karma yem, 34 pamuk tohumu
küspesi ve 1 adet incir örneğinde analizler gerçekleştirildi. Örnekler ekstrakte
edilip temizlendikten sonra İTK ile analiz edildi. 44 karma yemden birinde ve
incirde aldicarb kalıntıları bulundu. (Bunlar kasti zehirlenme şüphesi ile
gelenler) Diğer örneklerde aldicarb rezidüleri bulunamadı. Sonuç olarak pamuk
tohumu küspelerinin temik kalıntıları yönünden hayvan sağlığına zararlı
etkisinin olmadığı kanaatine varıldı.
Anahtar Kelimeler : Temik, pamuk çiğidi, karma yem, rezidü
_____________________________________________________________
YÜRÜTÜLEN ARAŞTIRMALAR
Çukurova Yöresinde Subklinik Mastitislere Neden Olan Mikroorganizmaların Belirlenmesi, Antibiyotiklere Dayanıklılıklarının Saptanması
Proje No : TAGEM/HS/03/01/02/55
Proje Yürütücüsü : Nevin TURUT
Başlama ve Bitiş Tarihi : Ocak 2005 - Aralık 2006