ARAŞTIRMALAR

 
 
ARAŞTIRMA  PROJELERİ (2005 YILI SONU İTİBARİYLE)

 

A R A Ş T I R M A    P R O J E S İ    T Ü R Ü

ADEDİ

Ulusal Araştırma Projeleri

6

Bakanlık Araştırma Projeleri

           25

A.Ü. Vet.Fak. ile birlikte yürütülen Araştırma Projeleri

1

Ç.Ü. Tıp Fak. İle yürütülen Araştırma Projeleri

1

Diğer Enstitüler ile birlikte yürütülen Araştırma Projeleri

2

Doktora Tezi

2

Uzmanlık Tezi

10

T O P L A M

        47  Adet

 

 

YAPILAN  ARAŞTIRMALAR, TEZLER VE YAYINLAR

 

TAMAMLANAN ARAŞTIRMALAR 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YÜRÜTÜLEN ARAŞTIRMALAR

 

1.  ÇUKUROVA YÖRESİNDE SUBKLİNİK MASTİTİSLERE NEDEN OLAN MİKROORGANİZMALARIN BELİRLENMESİ, ANTİBİYOTİKLERE DAYANIKLILIKLARININ SAPTANMASI

 

 

 

 

 

ENTEROTOKSEMİ VAKALARININ  TEŞHİSİNDE   FARE TOKSİTE TESTLERİNE ALTERNATİF OLARAK ELISA TESTİNİN UYGULANMASI

 

Dr. Mestan ÖZYER1               Mehmet MİRİOĞLU1

 

            Araştırmaya 1995 yılı Nisan ayında başlanmış ve 1996 yılı Aralık ayında tamamlanmıştır.

Bu Araştırma ile Enterotoksemi hastalığının teşhisinde deney hayvanlarında fare toksitite testlerine alternatif olarak in-vitro testlerin kullanılabilirliğini araştırmak ve teşhis çalışmalarında deney hayvanı kullanımından ileri gelen sakıncaları azaltmak hedeflenmişti. Bu amaçla öncelikle ELISA testinin değişik ortamlardaki Cl. perfringens toksinlerini tesbit edebilme yeteneğinin ortaya konulması gerekiyordu. Bu araştırmanın sonucunda ELISA testinin fare testlerine göre çok hassas tesbit yapabildiği (2-4 ng toksin) ve kısa sürede sonuç verdiği tesbit edilmiştir. Dünyada bu amaçla hazırlanmış ticari bir kit olmadığı için kullanılan ELISA kitleri Enstitüde hazırlanmıştır. Bu araştırma sonucunda çok yüksek fiyatlarla ithal edilen ELISA kitlerinin Türkiye şartlarında ucuz olarak hazırlanabileceği gösterilmiştir.

            Sonuç olarak, Enterotoksemi hastalığının teşhisinde ELISA gibi in-vitro testlerin deney hayvanı kullanımına alternatif olarak kullanılabileceği gösterilmiştir. ELISA testinin toksinlerden ileri gelen diğer anaerob hastalıkların teşhisinde kullanılabilirliği konusunda araştırmalar yapılabilir. Ayrıca yurt dışından ithal edilerek yoğun olarak kullanılan ELISA kitlerinin Türkiye'de üretimi için araştırma projelerinin hazırlanması önerilir.

 

Anahtar Kelimeler : toksitite, in-vitro, ELISA

  

_____________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek. 

 Back to the top Başa dön

 

 

 

ENTEROTOKSEMİ AŞISI ÜRETİMİNDE  VE POTENS TESTLERİNDE FARE TOKSİN TİTRASYON VE NÖTRALİZASYON  TESTLERİNİN ALTERNATİFİ OLARAK ELISA' NIN KULLANILMASI

 

Dr. Mestan ÖZYER1               Şükrü Taşkın TUNCA1

 

            Araştırmaya 1995 yılı Nisan ayında başlanmış ve 1996 yılı Aralık ayında tamamlanmıştır.

Bu araştırma Enterotoksemi aşılarının bağışıklık kontrollerinde ve saha çalışmalarında kan serumlarındaki antitoksin seviyelerini belirlemek amacıyla farelerde yapılan toksin nötralizasyon testine alternatif olarak in-vitro bir testin kullanım olanağını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Sonuçta ELISA testinin aşılanan tavşan kan serumlarındaki Cl. perfringens antitoksinlerini hassas bir şekilde ortaya kotabildiği ve bu haliyle deney hayvanlarına alternatif olabileceği anlaşılmıştır. Özellikle tek bir kriter için yapılan geçer/kalır testlerinde ELISA, fare TNT ile iyi bir uyum göstermiştir.

            Bu araştırmada kullanılan ELISA kiti ticari olarak pazarlanmadığı için Enstitü şartlarında hazırlanmıştır. Bazı ülkelerde ELISA testi Enterotoksemi aşısı ve diğer aşıların bağışıklık kontrolünde resmi test olarak kullanılmaktadır.

            Sonuç olarak, ELISA ülkemizde de aşıların bağışıklık kontrollerinde toksin nötralizasyon testine yardımcı olarak veya alternatif olarak kullanılarak deney hayvanı kullanımı ve bundan ileri gelen sakıncalar azaltılabilir. Ayrıca epidemiyolojik amaçlı yapılan serolojik taramalar için ithal edilen pahalı ELISA kitlerinin, Türkiye'de üretilmesi amacıyla çalışmalar yapılması önerilir.

 

Anahtar Kelimeler : toksin, nötralizasyon, in-vitro, ELISA

 

_____________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

  

 

 

ENTEROTOKSEMİ VE ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPATİTİS KOMBİNE AŞISININ SAHA UYGULAMA ÇALIŞMALARI

Mestan ÖZYER1                    

 

            Araştırmaya 1992 yılı Haziran ayında başlanmış ve 1994 yılı Haziran ayında tamamlanmıştır.

            Bu araştırma ile; Enterotoksemi ve Enfeksiyöz Nekrotik Hepatitis aşılarının kombine üretimleri amaçlanmıştır. C. perfringens tip C ve D, Cl. novyi tip A aşı suşlarından enterotoksemi ve  enfeksiyöz nekrotik hepatitis kombine aşısı hazırlandı. Kombine aşı, aşı üretim aşamasında konsantre edildi. Dört adet koyun sürüsü kombine aşı ile aşılandı ve koyunlarda oluşan immunite bir yıl süre ile izlendi. Kombine aşı koyunlara 21 gün ara ile 2 ve 2 ml olarak uygulandı. 2. enjeksiyondan 10 gün sonra ve ayda bir olmak üzere koyun kan serumlarında Cl perfringens beta ve epsilon, Cl. novyi alfa antitoksin seviyeleri araştırıldı. Bir yılın sonunda koyunların her iki enfeksiyona karşı korunmaya yeter derecede antitoksine sahip oldukları tesbit edildi. Bu sürede koyunlarda ilgili enfeksiyonlar tesbit edilmedi. Koyun sürülerine bir yıl sonra 2 ml olarak rapel aşılama yapıldı  ve aşılamadan 10 gün sonra kan serumlarında antitoksin seviyeleri tesbit edildi. Koyunlarda aşılama sonrası önemli bir lokal veya genel komplikasyon gözlenmedi. Sonuç olarak kombine enterotoksemi ve enfeksiyöz nekrotik hepatitis aşısının koyunları 1 yıl süreyle ilgili enfeksiyonlara karşı koruduğu ve herhangi bir komplikasyona neden olmadığı tesbit edildi. 

 

Anahtar Kelimeler : aşı, toksin, antitoksin, tavşan, kobay, beyaz fare

  

 __________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

 

ADANA BÖLGESİNDEKİ TAVUKLARDA MAREK HASTALIĞI İNSİDANSININ HİSTOPATOLOJİK OLARAK TESBİTİ 

Remzi ÇORAK1                  

            Araştırmaya 1990 yılı Ekim ayında başlanmış ve 1993 yılı Ekim ayında tamamlanmıştır.

            Bu çalışma ile Adana bölgesindeki marek hastalığının insidansı araştırılmıştır. Enstitüye teşhis amacıyla gelen ve bölgedeki  kanatlı  kesimhanelerinden temin edilen toplam 313 tavuğa ait 2504 adet doku ve organ parçası muayene edilmiştir. Muayene sonucunda Enstitüye teşhis amacıyla getirilen 275 tavuğun 80'i (% 29), kanatlı kesimhanelerinden temin edilen 38 tavuğun ise hepsi Marek hastalığı yönünden müsbet bulunmuştur. Histopatolojik muayenesi yapılan doku ve organ parçalarından 106 bezsel mide, 105 karaciğer, 54 böbrek, 46 bursa fabricius, 43 dalak, 32 kalp, 16 deri ve 13 sinir Marek hastalığı yönünden müsbet bulunmuştur. Bu çalışmada hastalığa en erken yaş olarak 17 günlük etcil piliçlerde bezsel mide ve karaciğerde pleomorfik lenfoid hücre infiltrasyonu şeklinde rastlandı. Ayrıca Marek hastalığına belge olguların 30-60 gün arası etçi piliçlerde yoğunlaştığı da bu çalışmanın bir sonucu olarak ortaya çıktı.

 

Anahtar Kelimeler : marek, formol, parafin, mikrotom

  

_____________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

ADANA YÖRESİ SIĞIR, KOYUN VE KEÇİLERİNDE ELISA VE IHA TESTLERİ İLE TOXOPLASMOSİSİN YAYGINLIĞININ ARAŞTIRILMASI

İbrahim ÖZ1                Mestan ÖZYER1                            Remzi ÇORAK1

 

            Araştırmaya 1991 yılı Ocak ayında başlanmış ve 1993 yılı Ekim ayında tamamlanmıştır.

            Bu çalışma ile, bölgemizdeki Toxoplasma yaygınlığının ortaya konulması hedeflenmiştir. 1990-1991 ve 1991-1992 doğum döneminde atık veya ölü dogum yapan 259 koyun, 66 keçi ve 51 sığır ; kontrol grubu olarak sağlıklı 42 koyun, 34 keçi ve 39 sığırın kan serumu örnekleri ELISA ve IHA testleri ile incelenmiş olup, IHA testinde 1:64 ve üzeri titreler, ELISA testinde ise 1:200 ve üzeri titreler pozitif kabul edilmiştir.

            Atık veya ölü dogum yapan koyun, keçi  ve sığırlarda IHA ile sırasıyla %25.5, %15.1 ve %5.9; ELISA IgG ile %22.0, %12.1 ve %7.8; kontrol grubunda ise IHA ile %9.5, %0 ve %2.5 ; ELISA-IgG ile %7.1, %0 ve %2.5 oranında pozitiflik tespit edilmiştir. Ayrıca Adana ve Hatay yörelerinden rastgele örnekleme metodu ile seçilen 280 sığırın kan serumu örneklerinde IHA ile %5, ELISA ile %3.6 pozitiflik saptanmıştır.

 

Anahtar Kelimeler : Kan serumu, IHA, ELISA, Kojugat, IgG

 

_____________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

 

KOMBİNE ENTEROTOKSEMİ VE ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPATİTİS AŞISININ HAZIRLANMASI VE İMMUNOJENİTESİ ÜZERİNDE KARŞILAŞTIRMALI ÇALIŞMALAR

 

Mestan ÖZYER1                    

 

            Bu araştırma  1993 yılında tamamlanmıştır.

            Cl. perfringens Tip c ve Tip D suşları ile Enterotoksemi ve Cl. novyi Tip A suşu ile Enfeksiyöz Nekrotik Hepatitis aşısı kombine olarak hazırlandı. Bağışıklık testleri koyun ve deney hayvanlarında monovalan aşılar ile kıyaslamalı olarak yapıldı. Sonuç olarak kombine aşının koyunlarda ve deney hayvanlarında yeterli düzeyde bağışıklık verdiği ve uygulanan hayvanlarda herhangi bir lokal veya genel reaksiyona neden olmadığı tesbit edildi. Sonuç olarak, Enterotoksemi ve Enfeksiyöz Nekrotik Hepatitis kombine aşısı 21 gün ara ile 2 ml ve 2 ml olarak uygulanması halinde, 1 yıl süre ile bağışıklık verdiği ve önemli bir komplikasyona neden olmadığı tesbit edilmiştir. Üretim aşamasında elde edilen toksin seviyelerine göre kompenentlerin birleştirilme oranlarının değiştirilebileceği, daha güçlü kombine aşıların üretimi için ileri teknolojinin kullanıldığı üretim ve konsantrasyon sistemlerinin gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.

 

Anahtar Kelimeler : aşı, bağışıklık, immujenite

 

 _______________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

ENTEROTOKSEMİ AŞI ÜRETİMİNDE ÇEŞİTLİ TİCARİ PEPTONLARIN KULLANILMA OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI 

Mestan ÖZYER1                    

 

            Bu araştırma 1993 yılında tamamlanmıştır.

            Enterotoksemi aşı üretiminde kullanılacak en uygun peptonu tesbit etmek amacıyla değişik firmalara ait farklı peptonlar toksin üretimleri açısından kıyaslandı. Bu amaçla değişik peptonlarla 31 adet toksin üretim besiyeri hazırlanarak Enterotoksemi aşısı üretildi. Bu aşıların toksin titreleri beyaz fare kullanılarak ölçüldü. Sonuç olarak, Clostridium perfringens tip C beta toksin için en yüksek titre proteose peptonlar ile; tip D epsilon toksin için ise casein tryptic veya pancreatic peptonlar ile elde edildi. Tüm sonuçlar tablo halinde belirtildi. Sonuçlar incelendiğinde, Enterotoksemi aşısında kaliteyi arttırmak için farklı besiyerlerinin kullanılmasının tek başına yeterli olmadığı, toksijenitesi yüksek suş kullanımı, toksin seviye tesbitinin fare deneyleri yerine değişik yöntemlerle yapılması (Elisa gibi) gibi birtakım diğer etmenlerin de göz önüne alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır.

 

Anahtar Kelimeler : Aşı suşu, pepton, liyofilize, toksin, antiserum

  ________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

  Back to the top Başa dön

 

 

 

 

 

ADANA YÖRESİ SIĞIRLARINDA TROPİKAL THEİLERİOSİSİN EPİDEMİYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR

İbrahim ÖZ1               

 

            Ekim 1990- Eylül 1991' de Adana Merkez, Karaisalı, Karataş ve Kozan İlçelerinde yapılan sistematik çalışmada her ay her bölgeden 25 sığırdan perifer kan ve lenf frotileri hazırlanmış,  kene toplanmıştır. Perifer kan frotilerinin muayenesinde; toplam 1200 sığırın 51 (%4.25)'inde akut, 167 (%13.9)'sinde  latent T. annulata enfeksiyonu tesbit edilmiştir. Akut olguların 39 (%76.5)' unda tek etken olarak, 8 (%23.5)' inde Anaplasma marginale ve Babesia spp. etkenleri ile miks olarak görülmüştür.

            Tropikal Theileriosis enfeksiyonlarına Mart - Kasım ayları arasında rastlanmışsa da en sık görüldüğü aylar Temmuz (%31.4), Haziran (%23.5) ve Mayıs (%11.8) ayları olmuştur. Olgular en çok (%33.3) 3-4 yaş grubunda, en az (%3.9) 9 yaştan büyüklerde ve yerli kara hariç bütün sığır ırklarında görülmüştür.

            Toplanmış olan kenelerin %48.9'unu Hyalomma soyuna bağlı kene türleri oluşturmuştur. Hyalomma excavatum ve H. detritum en sık rastlanan kene türleri; Mayıs (%95), Haziran (%90) ve Temmuz (%65) enfestasyonun en yoğun olduğu aylar olmuştur.

 

Anahtar Kelimeler : lenf, kene, theileria

 

_____________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

TAVUK YUMURTALARINDAN SALMONELLA İZOLASYON ÇALIŞMALARI

 

Urkiye İNAL1              Mestan ÖZYER1

 

            Araştırmaya 1990 yılı Ocak ayında başlanmış ve 1992 yılı Ocak ayında tamamlanmıştır.

            Bu çalışmada, bölgemizde yaygın olarak görülebilen Salmonellosis vakaları nedeniyle tavuk yumurtalarında Salmonella bakterilerinin varlığının araştırılması amaçlanmıştır. Satış yerlerinden ve kümeslerden temin edilen 400 adet tavuk yumurtası Salmonella yönünden muayene edilmiştir. Yumurtaların kabuğundan ve içinden yapılan muayanelerde Salmonella bakterileri izole edilememiştir. Kabuktan ve kabuk altı zarından içeri giren bakterilere karşı yumurta akının antibakteriyel etkisi vardır. Yumurta akının alkali oluşu, lizozim ve diğer inhibitörlerin etkisiyle buradaki bakteriler yumurta sarısına geçmemekte ve bir süre sonra tahrip olmaktadırlar. Araştırılan 400 adet yumurtanın muayeneleri sonucunda yumurta kabuklarından 36 adet Klepsiella, 30 adet E.coli, 8 adet Citrobacter, 7 adet Stafilokok, 5 adet Enterobacter, 3 adet Serratia ve 1 adet Shigella; yumurtanın içinden ise 3 adet Klepsiella, 8 adet Shigella, 1 adet E.coli ve 1 adet Enterobacter tesbit edilmiştir.

 

Anahtar Kelimeler : yumurta, pepton, Salmonella

  

 ______________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

 

ÇUKUROVA BÖLGESİNDE YAŞAYAN İNSAN VE HAYVANLARDA Q- FEVER ENFEKSİYONU İNSİDANSININ, KOMPLEMENT FİKZASYON TESTİ İLE ARAŞTIRILMASI

Mestan ÖZYER1         Mehmet MİRİOĞLU1                 Doç.Fatih KÖKSAL2

 

            Araştırmaya 1989 yılı Mayıs ayında başlanmış ve 1991 yılı Kasım ayında tamamlanmıştır.

            Bu çalışmada, bölgemizdeki insan ve hayvanlardaki Q-Fever enfeksiyonunun insidansının tesbit edilmesi amaçlanmıştır. Çukurova bölgesinde yaşayan insan ve hayvanlarda Q- Fever enfeksiyonunun yaygınlığı Mikro-komplement fikzasyon testi ile araştırıldı. Bu amaçla incelenen semptomatik gruba ait pnömoni yakınmalı 170 adet insan kan serumunda % 35.8, daha önce yavru atmış 92 sığıra ait kan serumlarında % 44.5, 75 adet koyun - keçi kan serumunda % 78.6 oranında seropozitiflik tesbit edilmiştir. Sağlıklı bireylerden oluşan kontrol grubuna ait 75 adet insan kan serumunda % 14.6, 318 adet sığır kan serumunda % 11.6, 222 adet koyun - keçi kan serumunda % 13 oranında seropozitiflik tesbit edilmiştir.

            Sonuç olarak, Q Humması enfeksiyonunun Çukurova bölgesinde daha yaygın olduğu ve özellikle yavru atma olaylarında bu hastalığın dikkate alınması gerekmektedir.

 

Anahtar Kelimeler : kan serumu, dipfriz, komplement, hemolitik, fikzasyon

 

 _____________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

2Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji A.B.D. – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

 

 

  DENEYSEL OLARAK DONDURULMUŞ VE 37o C' DE ALUN DE POTASLI ENTEROTOKSEMİ AŞISININ TAVŞANLARDA KIYASLAMALI BAĞIŞIKLIK ÇALIŞMALARI

Mestan ÖZYER1                     Urkiye İNAL1

 

            Araştırmaya 1988 yılı Mayıs ayında başlanmış ve 1988 yılı Kasım ayında tamamlanmıştır.

            Bu çalışma ile, ülkemizdeki coğrafi ve iklim özellikleri sonucu hava sıcaklığının, mevsim ve bölgelere göre –45 ve + 45 oC gibi çok geniş bir farklılık göstermesi ve aşı nakillerinin daha çok tren ve otobüs aracılığı ile yapılması, aşıların nakilleri sırasında bağışıklık güçlerinin azalması tehlikesi araştırılmıştır. Aynı seri Enterotoksemi aşısından alınan örneklerin bir kısmı -20o C' de, bir kısmı 37o C' de ve bir kısmı da 4o C' de bir hafta bekletilmişlerdir. Her bir grup aşı ile tavşanlarda yapılan bağışıklık denemelerinde, 4o C' de saklanan aşıya göre dondurulmuş aşıda beta antitoksin düzeyi % 14.3, epsilon antitoksin seviyesi % 67 oranında azalma olduğu tesbit edilmiştir. 37o C' de bekletilen aşıda ise düşme oranı beta antitoksin düzeyinde % 81.2, epsilon antitoksin düzeyinde % 87.5 olarak bulunmuştur.

            Sonuç olarak, Enterotoksemi aşılarının uygun olmayan ısılarda bulundurulmalarının bağışıklık gücünü olumsuz etkilediği, özellikle sıcak havalarda bekletilmelerinin veya nakledilmelerinin % 81-87 oranında tahribata yol açtığı ortaya çıkmıştır.

 

Anahtar Kelimeler : aşı, kan serumu, toksin, tavşan, beyaz fare

 

 _____________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

 

12. VE ŞİMDİ KOYUNLARIN VİRAL MAEDİ-VİSNA' SI TÜRKİYE'DE

 

Hamdi GİRGİN1          Prof. Nejat AYDIN2                    Ali Demir YONGUÇ

Emine AKSOY1             Remzi ÇORAK3

 

            1985 yılında Türkiye'de ilk kez dışalımla Batı Almanya'dan delen koyunlarda maedi-visna teşhis edildi. Tanı histopatolojik bulgulara ve serolojik yoklamalara dayandı. Olaylarımızda akciğerler boz sarımtrak, boz mavimtrak renkte ve her taraflarında düzenli kıvamda idiler. Akciğerler büyümüş ve normalden 2-4 kat ağırdı, kesit yüzleri kuru idi. Histopatolojik değişiklikler pneumonitis interstitialis chronica ile karakteristik idi ve alveoler aralıklar daralmış, bunların yerlerini kalınlaşan alveoler duvarlar almıştı. Mikroskopik incelemede kalınlaşmış alveol duvarları mezenşimal hücre proliferasyonu gösteriyordu; hücreler, bazıları makrofaj olan büyük, yuvarlak, mononüklear formlardan kısa fibroblastik hücrelere kadar değişiyordu. Alveoler kanalların düz kaslarında hipertrofi vardı. Perivaskuler, peribronşiyal ve peri bronşioler olarak lenfoid hücre proliferasyonu görüldü. Bronşçuklara yakın olarak alveolleri astarlayan hücrelerde epithelialization vardı. Bazı alveoler makrofajlar bir veya daha fazla, acaip, yuvarlak, intrasitoplazmik, 1-3 mikron çaplarında inkluzyonlar içeriyordu. 477 ve 2214 numaralı kan serum örnekleri AGIT' de MAEDİ-VİSNA antikorları için pozitif idiler.  

 

Anahtar Kelimeler : makrofaj, perivasküler, AGIT

 

_____________________________________________________________

 1ETLİK Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

2Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Mikrobiyoloji A.B.D.

3ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

 

ADANA BÖLGESİNDE BEYAZ SİNEK MÜCADALESİNDE KULLANILAN ALDİCARB (TEMİK)'İN PAMUK ÇİĞİTİ KÜSPESİ VE KARMA YEMLERDEKİ REZİDÜLERİNİN İNCE TABAKA KROMATOGROFİSİ İLE ARAŞTIRILMASI

Muhammet KOZAN1             

 

            Bu çalışma, Aldicarb (Temik)'in pamuk çiğiti, küspesi ve karma yemlerdeki kalıntılarını belirlemek amacı ile yapıldı. 18 pamuk çiğiti, 44 karma yem, 34 pamuk tohumu küspesi ve 1 adet incir örneğinde analizler gerçekleştirildi. Örnekler ekstrakte edilip temizlendikten sonra İTK ile analiz edildi. 44 karma yemden birinde ve incirde aldicarb kalıntıları bulundu. (Bunlar kasti zehirlenme şüphesi ile gelenler) Diğer örneklerde aldicarb rezidüleri bulunamadı. Sonuç olarak pamuk tohumu küspelerinin temik kalıntıları yönünden hayvan sağlığına zararlı etkisinin olmadığı kanaatine varıldı.

 Anahtar Kelimeler : Temik, pamuk çiğidi, karma yem, rezidü

 

_____________________________________________________________

 1ADANA Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – Vet.Hek.

 Back to the top Başa dön

 

 

 

 

YÜRÜTÜLEN ARAŞTIRMALAR

  1- Çukurova Yöresinde Subklinik Mastitislere Neden Olan Mikroorganizmaların Belirlenmesi, Antibiyotiklere Dayanıklılıklarının Saptanması

 

Proje No                                :  TAGEM/HS/03/01/02/55

Proje Yürütücüsü                   :  Nevin TURUT

Başlama ve Bitiş Tarihi        : Ocak 2005 – Aralık 2006

Back to the top Başa dön